Yeni yeni fark ediyorum ki, ayça’nın feryat figan bağırdığı onun için sorun teşkil eden çok fazla eylem var… Belki benim için hiç önemli değil umursamayacağım şeyler ama Ayçam için gerçekten çok önemliler… Attığı 400 küsür mesaj hala telefonumda duruyor silemiyorum silmiyorum. Silmedikçe okuyorum bana olan sevgisi şefkati –ki beni bu hale sokan işte bunlardır. Hep yazmış mesajlarına karşılık vermediğimi çok geç verdiğimi yazdıklarını geçiştirdiğimi evet beklide öyleydi belki mesajlarına onun istediği gibi karşılık verebilseydim bugün hala benimle olabilirdi. Dolaşmak gezmek isterdi hep ama ben öküzzz hiç oralı olmazdım oturmanın beraber zaman geçirmek olduğunu bir şeyler paylaşmak olduğu konusunda diretirdim hep, evet oda biliyordu ama o ne kadar çok farklı şey yaparsak o kadar çok mutlu olacağımızı düşünüyordu beklide haklıydı paylaşımlarımız arttıkça daha da yakınlaşacaktık. Ama yine onun istediği gibi olmadı belki de istekleri olsaydı benimle olurdu hala. Yanına gidiş gelişlerimdeki düzensizlikte etkiledi son zamanlarda tabi ki o görmek istiyor fakat ben gidemiyordum. Gidemiyordum da ne aslında bal gibi giderdim ne olurdu hiç mi borç almamıştım kimsede bir 5 lira bulup gidemiyecek kadar acizmiydim? Git gör mutlu ol mutlu et işte ne olur değil mi? Ama ben öküzzz yapmadım öyle şeyler 10 larca sorunumun arasında beni mutlu eden tek gerçeğe koşmadım. Sorunlarımla baş etmeye çalıştım gerçekten gücümü aldığım ayçamı görüp daha mutlu daha pozitif yaklaşamadım.
Bir arkadaşım söylemişti; “İnsan yaptıklarından değil,yapamadıklarından pişman olur” Evet öyleyim şuan yapamadıklarım için pişmanım ayçamla yapamadıklarım yukarıdakiler az çok örnek belki basitler ama yazamıyacağım daha bir sürü olay var yapmamızı istediği bir çok şeyi es geçtim. Şimdi bedeli gözyaşlarım ve Kırık bir yüzük ile kırılamayan bir kalp…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder