20 Nisan 2010 Salı

Ağlamak Rahatlatmıyor...

Ağlamak rahatlatmıyor bir türü içimde hep bir sıkıntı hep bir huzursuzluk karamsarlık bunların hepsinin sebebi O'nun yokluğu... Çok düz basit anlaşılır bir adamımdır. Ve hiç iyiye gitmiyorum toparlayamıyorum kendimi bu psikolojik ve duygusal çöküntünün vücudumdaki etkilerinide hissetmeye başladım artık. Yavaş yavaş çürüyor vücudum, bu fiziksel ve ruhsal çöküntüm hiç iyiye işaret olmasada istediğim sona yaklaşmamda işleri hızlandıracağa benziyor. Kimseye yalan söylemedim ser de erkeklik var diyerek umrumda değil ki, etkilemz sarsmaz böle şeyler başım hala dik yarına umutla bakıyorum biri gider biri gelir gibi sözler söylemedim tam tersine neyse onu söyledim eksik bile söyledim kötüyüm çok kötüyüm. Yokluğu her geçen gün çok daha ağız bir ızdırap haline geliyor. Evde duramıyorum boğuluyorum hiç bir şey kafamı düşüncelerden alı koymuyor. Dışarıya çıkıyorum olmuyor insanlarla konuşurken bile kafam hep bir yerde başımın ağrısı dinmiyor bir türlü, uykusuzluğum hat safhada vücudumun iflas ettiği güne kadar yazmak yapabildiğim tek şey olacak sanırım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder