20 Nisan 2010 Salı

5 Yılın Şarkılarla Öyküsü...

Her şey yalnızlığımı ona emanet etmemle başladı;

"Ben aslında öyle bir şarkı yazmak isterdim ki

İçinde sen, ben ve sevmek yalnızca

Bu şarkıyı herkes söylemek isterdi
Ama kimse ayrılığa, ölüme, yağmura dur diyemedi
Bir gün kabalık edersem
Habersiz çekip gidersem
Yalnızlığım sana emanet
Çiçeklerimiz solmasın
Artık kaybetmek olmasın
Anılardan, baharlardan tüket

Ninniler söyleyebilseydim
Uyusaydın kollarımda
Öyle bir aşk ki dokunsaydı sonsuza

Bu şarkıyı herkes söylemek isterdi
Ama kimse ayrılığa, ölüme, yağmura dur diyemedi
Bir gün kabalık edersem
Habersiz çekip gidersem
Yalnızlığım sana emanet
Çiçeklerimiz solmasın
Artık kaybetmek olmasın
Anılardan, baharlardan tüket"

Sonra Doğum günü hediyem oluverdi;

"Onuncu Ayın onuncu Günü Saat on buçukta

yanmış mumum

Otuz beş yıl olmuş ihtiyar bir çocuktur güzel ruhum
Okulu asıp oyuna kaçar bıraksam hala
ama çok düştü, incindi, yoruldu; dinlenmeli kalbim
doğrusu
Sen doğum günü hediyem misin,
Siyelim ki hoşgeldin
Peki beni çok sewecek misin,
Yoksa sen de her düş gibi çabucak kırılıp dökülür müsün
Gözlerimden ?

Gel, tanışalım önce
Gen kısaca F.D. :)
Ama sen bana uzun uzun "seni seviyorum" de!
Ah, ne az duydum...ne kadar az söyledim
İşte bu yüzden hiç durmadan "seni seviyorum" de !

Şair çok iyimsermiş; yolun yarısına mı geldik ?
E, radyasyon neslindenim, biraz erken tükendim ( hepimiz gibi )
Bir yer bul otur önce ama yaralarıma dikkat et
Gülüşlerim wardır elbet
Önce gözyaşlarımı silmen gerekecek
Budur, zordur sewmek !"

Bir tadmak isterim diyerek sevgimizin tadına bakmak istedik;

"bi tatmak isterim sakin reddetme
iki dudagindan bir gerdanindan
bi tatmak isterim sakin reddetme
reddedersen beni canim sevdigim
herşeyimi senin yoluna verdigim
reddedersen beni sebep olursun
kiyarim canima kanlim olursun

bi tatmak isterim sakin reddetme
iki dudagindan bir gerdanindan

bi sarmak isterim sakin reddetme
ince bellerini,o kugu boynunu
bi sarmak isterim sakin reddetme
reddedersen beni canim sevdigim
herşeyimi senin yoluna verdigim
evet de bana canim sevdigim
gitmesin yabana bari oldugum
bi sarmak isterim sakin reddetme
ince bellerini,o kugu boynunu
bi tatmak isterim sakin reddetme
iki dudagindan,bir gerdanindan"

Sonra O biçim bir sevgiyi yaşdık. Hiç bir kadın hiç bir erkeği ve hiç bir erkek hiçbir kadını bu biçim sevmemişti;

"Hiçbir kadın hiçbir erkeği

Ve hiçbir erkek hiçbir kadını
Bu biçim sevmedi

Yokluğu ekmeğe katık edip
Sevgiyi açlığa eklemedi
Gözyaşlarının hiçbir teki
Bu biçim düşmedi
Böylesine dolu dolu ağlamadı
Hiçbir kucakta hiçbir baş
Ve hiçbir elveda bugüne dek
Bu biçim söylenmedi
Hiçbir akşam o akşam gibi
Kanarcasına batmadı güneş
Ve hiçbir elveda (yok)
Ve hiçbir güneş onları bir daha
Bu biçim görmedi

Hiçbir kadın dedim ya
Hiçbir erkeği
Ve hiçbir erkek hiçbir kadını
Bu biçim sevmedi"

Ve bitirdi. Her şeyin güzel sonu olduğu gibi bu öyküyüde bitirdi. Sonunu herkes mutlu bekliyodu masalımızda ama olmadı yapamadı sevgimle boğulmaya katlanamadı özgürlüğünü seçti kendini tercih etti.

"Herksin değil bir tek senin yerin var
Geçmişimdeki iyi kötü anlarda yanımdaydın ya ne isterdim daha
Amaa...
Evet her güzel şeyin de bir sonu var
E tabi haklısn sen boğulmamak için gemiyi terketmen en doğru seçim ...

Görünürde nefes alıyor gibiyim
Görünürde gülüyor oladabilirm
Görünürde yasıor gibi dursamda içten ölünürdee...

Herkesin değil en çok senin payın war
ßu hayattan kopup ölü balık halimde
Son bir iyilik yap at beni denize

Görünürde nefes alıyor gibiyim
Görünürde gülüor 0ladabilirm
Görünürde yasıyor gibi dursamda içten ölünürde...

Ölünürde farkına varamaz insan
Ölünrde kopamaz bu dünyadan
Ölünürde yasayan sıradan biri gibi görünürde..."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder